[ad_1]

Doğu Anadolu’nun mühim termal gezim merkezlerinden Ağrı’nın Diyadin ilçesindeki 48 kilometrekarelik alanda bulunan kaplıcalar, senenin her mevsimi binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Corona virüs salgını sebebiyle bir süre kapalı kalan ve normalleşme süreciyle kapılarını tekrardan şifa aramak isteyenlere açan kaplıcalardaki işletmeler, yoğunluk yüzünden taleplere yetişmekte güçlük çekiyor.


Ağrı ilçe merkezine 10 kilometre uzaklıkta, birçok kaplıcanın bulunmuş olduğu bölgede hizmet veren Diyadin Kaplıcaları, varlıklı mineralli suyuyla senenin her mevsimi cilt ve romatizma hastalıkları başta olmak suretiyle hastalıklarına şifa arayanlarla doluyor.
Son dönemlerde devlet desteği ve iş insanlarının bölgeye yatırım yapmasıyla daha çağıl tesislerin kurulduğu kaplıcalar, yurdun dört bir yanından gelenlerin yanı sıra yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor.
Covid-19 salgını dolayısıyla bir süre kapalı kalan ve normalleşme süreciyle tekrardan kapılarını açan kaplıcalardaki işletmelerde yaşanmış olan ziyaretçi yoğunluğu, hem esnaf hem de ilçenin ekonomisine mühim katkı sağlıyor.
Yer altından fokurdayarak çıkan ve çevreye yayılan mavinin çeşitli tonlarındaki termal su kaynaklarının çevresindeki nebat çeşitliliği de bölgeye ayrı bir güzellik katıyor.
Havaların sıcak olması sebebiyle bilhassa sabah ve akşam saatleri ile hafta sonları yoğunluğun yaşandığı kaplıcalara gelenler, çevrede bulunan çardaklarda aileleriyle piknik yaptıktan sonrasında hususi ve ortak havuzlarda yüzmenin keyfini çıkarıyor.
Üstü açık havuzlarda saatlerce yüzerek hastalıklarına şifa arayanlarla dolan kaplıcalardaki tesislerde, isteyenlere gece konaklama imkanı da sunuluyor.
İlçede jeotermal alanın bayağı fazla bulunduğunu ve her yıl buraya yeni yatırımlar yapmak için çabalama yaptıklarını belirten kaplıca işletmecisi Orhan Özden, şu şekilde konuştu:
“Kurban Bayramı’ndan bu yana inanılmaz yoğunluk var. Geçen yıl insanoğlu Covid-19 salgını sebebiyle kaplıcalara bayağı fazla gelemedi. 30’a yakın odamız ve 120 kişi kapasiteli otelimizin tamamı dolu. Bayramdan bu yana gelen müşterililerimizin yalnız yüzde 10’unun talebini karşılayabildik. Burada inanılmaz potansiyel var. Türkiye’nin çeşitli illerinden hatta yurt dışından gelen müşterilerimiz de var”
Kaplıcalar bölgesinin kışın etrafının karla kaplandığını yazın da değişik renklerdeki nebat örtüsüyle ayrı bir güzelliğe büründüğünü dile getiren Özden, yaşanmış olan yoğunluktan dolayı oldukça mutlu olduklarını söylemiş oldu.
Hijyen ve temizliğe oldukça önem verdiklerini ifade eden Özden, şu şekilde devam etti:
“Bayram döneminde kaplıcaya günde minimum 2 bin kişi geliyordu. Otoparkta vasıta park edecek yerimiz yoktu. Sadece bizim tesiste değil tüm kaplıcalarda o yoğunluk vardı ve halen devam ediyor. Bizim gayemiz Diyadin’deki kaplıca sularının tüm dünyaya tanıtılıp birazcık daha kıymetinin bilinmesidir. Hemen derhal her tarafta su çıkıyor. Türkiye’de yaşayan her insanoğlunun bu kaplıcaları görmesini istiyoruz”
Jeotermal alandaki kaplıca işletmesini Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nun (TKDK) desteğiyle büyüten Mahmut Özden ise daha büyük projeleri hayata geçirmek istediklerini beyan etti.
Müşterileri memnun etmek için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini aktaran Özden, şunları kaydetti:
“Altında havuz, üstünde oturma odası, yatak odası ve mutfağın bulunmuş olduğu kişiye ya da aileye hususi dairelerimizi hizmete açtık. Aileler gelip burada günlerce kalabiliyor. 8 havuzlu dairemiz, 12 düzgüsel aile havuzunun yanı sıra hanımlar ve erkekler için de ayrı ayrı 2 büyük havuzumuz var. Şehir dışından gelen insanoğlu ihtiyaçlarının yüzde 90’ını ilçeden karşılıyor, hem bizim hem de esnafın yüzü gülüyor. Kaplıcalar ilçenin geçim kaynaklarından biridir. Turistler ve ülkenin her tarafınca buraya gelenler oluyor”
Farklı şehirlerden kaplıcaya gelen vatandaşlar da yaşadıkları memnuniyeti dile getirdi.

[ad_2]